06700 Çankaya - Ankara 0532-342 23 89 info@kitapvitrini.com

TARKOVSKİ ÜZERİNE….

STALKER-İZ SÜRÜCÜ

‘Bilime itiraz! Bu dünya bilinmeye layık değil, bir virgül için ölünen bir dünya düşlüyorum’

Kimsenin kaçışını ve varışını esirgemeyen ve kendi tanrılarımızı yaratmanın verdiği kibirle aslında, hiç olmayan bir dünyayı (stalker da ütopik bir ideayı temsil eder-bölge-oda vs.) ve sürekli değişen ve müdahele edilemeyen bir imajın mutluluğu- mutluluğumsu…

Bilimin, duygusal  zekanın ve ideoloji/idea nın yol alması, hiçlik ve arzunun tüm tasavvur edilen ütopik dünyayı yerle bir etmesidir. Bir kaos gibi tüm olanların ve olacak olanların ve olmuş olanın kendi içinde tanımlanması ve bu tanımlanma sonucu birbirini nötralize etmesindedir….

Toplumsal olanla bireysel olanın sentezi ve bunların arasına sıkışmış bir pratik…

Bir aile mi? Bir köpek mi? Bir genel ahlak mı? Kimin ailesi, köpeği, genel ahlakı? Bunları nereden öğrendik?

Öğrenilmiş bir projenin ürünü bireyler  ve beyinler olarak toplumun ve toplumsal olanın içinde eridik,belki eklemlendik, ve bizler yeni bir tür hayvan olarak sıyrılmak için ait olduğumuz türden uzaklaştık!

Hayalkırıklığınnın yarattığı zihinsel ölüm bence insanın en dramatik halini oluşturur. İnsan hiç varolmamış bir dumandır. Bu duman en başta görünür olsa da sonrasında , tüm atmosferin yaşanmışlığını çözümleyen bileşenlerin arasına katılmaya mecburdur. Maddesel olarak kaybolan,şeffaflaşan bizler yine de oluşturduğumuz, ait oladuğumuz (herneyse toplum, aidiyet vs.)) sonunda bunun içinde görünmez hale gelmeye belki sayılarla ifade edilmeye hapsoluruz. Varoluş hiçliğin tanımıyla mümkündür, tersi mümkün değildir.

Bazen bu eridiğin dumanlaştığın şeyin bir sonucu olarak kimsenin anlayamayacağı bir içgüdü geliştirirsin, beslersin. İnsanlar anlamadıkları şeyleri küçümserler, marjinal imajlar haline dönüştürürler ve bu onları asla üstün yapmaz; görünüşler, imajlar sikik birer yapay protezden başka bir şey ifade etmezler, hiçbir zaman  gerçek bir uzvun yerini alamazlar.

Kivi