06700 Çankaya - Ankara 0532-342 23 89 info@kitapvitrini.com

ÜÇ NOKTA

Bir anı fotoğrafladığımızda o anın ölümünü ölümsüzleştiririz. Yani o anın ölme anını…An yok artık. Fotoğraf karesi resmin ya bir ya bir önceki ya da bir sonraki en ufak zamanın içinde bir yerde olan  bir maddesine indirgenir. İndirgenen madde artık ışık kokmaz. Deklanşörün ışığı tüm bir zamanın ruhunu zemip içine hapseder. Dışarı şeffaf bir gerçeklik bırakır .

Bu gerçeklik, yine yaşanan zamanlardahatırlanmak üzere gerisin geriye bakan bir belleğe dönüşür. Artık ‘tıpkısının aynısı’ na, yani ‘başka’ olana dönüşür. Başkalaşmış an, yaşanmış olan andan uzaklaşır, başkasıyla uzlaşır. Daha önceden de başka olan an yine metamorfozla algıyı bölümlerine ayırır. Bölümler arası geçiş vardır ancak bu geçişler aynı anı yakalayamadıklarından her defasında silik gerçeklikler halinde bir bütünün hiç bölünemeyen parçacıkları halini alarak; üçüncü bir başkalaşımın içinde eriyeceklerdir. Hapsettiğimiz anların içinde bu yollarda kaybolduğumuzdan , sürekli bir yolda olma haline sürüklenip tam da yersiz-yurtsuz bir hissiyatla görmeye başlarız. Bence bu durum; ‘an’ı yola sokma durumudur. Durumları dumanlaştırıp kalıpların eleğinden geçirdiğimizde onu tekrardan bölmeye başlarız. İçimizden fışkıran bir öfke patlaması gibi sinirlerimiz bizi ele verir. Tahammül durumlarımızı zorlamamız bizim alınganlıklarımızı etkilemez. Işığı gördüğümüzde suya yenik düşen gül gibi kalakalırız.* Daha önce nasıl bir his olduğunu düşünmediğimiz, bilgimiz dahilinde olmayan ve idrak gücümüzün sınırlarını çizen bu hal bizi deliliğe götürüyor. Yol, bizi deliliğe zerk eder. Gelinciğin kırmızısının titreşimini duyumsarız. Kelimeler çiçeğin rengini belirler. Renkleri görünür kılar. Görünme  ‘seccadeyi aynı zamanda kendi gırtlağına  uygulamaktır’ der Freud diye bir şey!

Dinginliği yanında getiren duman gökyüzünü kapsar. Gökyüzü senin kapladığın kütle kadardır. Kader  bir sınırdır. Sınırlar kapsanmayla çok ilintilidir. Fotoğraf karesi sınırı kadar olanı kapsar. Ve an , kapsadığı kadarıyla sınırlıdır.  Sınırı aşmaktan bahsedilemez;zaten aştığın kadarı belirlediğin sınır çevresinde gezinebilir. ‘ya çemberin içindesin ya dışında yol alacaksın ‘ ya da çemberin sınırının kendisi olacaksın.

ÜÇÜNCÜ BİR YOL YOKTUR (TERTİUM NON DATUR). KAPSADIĞIN/ KAPLADIĞIN AN’IN  YOLUNA ÇIK ! YOL, SENİ SINIRIN ÖTESİNDEKİ BAŞKA SINIRLARA GÖTÜRECEK VE O SINIRLAR BİRLEŞİP BİR DÖRT YOL AĞZINDA SENİ RAHATSIZ ETMEYE GELECEK. ZAMAN , KÖR BİR KAHİNDİR BEBEĞİM KENDİ GELECEĞİNİ BİLE BİLEMEYEN KÖR BİR KAHİN….

Kivi